EMELHOBİNİN DÜNYASI




EMELİN DÜNYASI

ANA SAYFAYA DÖN SIK KULLANILANLARA EKLE AÇILIŞ SAYFASI YAP

HAKKIMDA

DÜNYAMA HOŞGELDİNİZ!!! "Bir yol yaratabilirsiniz,bir yol yokmuş gibi görünürken"
"Yaşadığınız olumsuz tecrübelerin zihninizde ve yüreğinizde yeterince yaşamasına izin verirseniz, gerçek ve kalıcı probleme dönüşür."
Başarmanız için mükemmel olmanız gerekmiyor. Sadece büyük bir kalbiniz olsun.
Yürekli olun, cesaretli olun.
"Yaşamaya karar verin, sadece var olmayın, yüreğinizle yapın."
"BAŞARISIZ OLMANIZ MÜMKÜN DEĞİL"

BANNERİM

emelhobi

SON YAZILARIM

.AYETEL KÜRSİ
.AYRILMAM
.ismail yk 2010 facebook şarkısı
.İSMAİL YK 2010 ALBÜMÜNDEN BENİM İÇİN ÖLDÜN SEN
.MAKİNA NAKIŞI KURSUNA BAŞLADIM
.KIZ BEBEK YELEĞİ
.BEBEK YELEĞİ
.BEBEK YELEĞİ
.HAMİLE İSENİZ ÖRMEYE DEĞER
.HAMİLE BAYANLAR İÇİN

BAĞLANTILAR

.Ana Sayfa
.Profilim
.Arşiv

KATEGORİLER

.

DOST SİTELER

.gülo anne
.hercai58
.siyah-beyaz
.nako
.onparmagımdan orgu kulubu
.samanta
.el becerileri
.inci tanesi
.elbistanlım
.efkarlisair
.mabett
.ice
.gönlümdengecenler
.duygu gemisi kaptanı
.meltem rüzgarı
.lalezar
.esradan
.sarper2005
.aslı
.hande
.ırmak
.emel
.tturk
.bankanet
.iksir
.laborant
.worldtour
.kadinsaglik
.şükrü yılmaz
.sacbakım
.ferzan
.bebuc
.nurayla

ARKADAŞLARIM

.blogcuabla
.290405
.takiperileri
.biryudumhobi
.hulyaren
.aslibuse
.ebrugiller
.hulela
.ireminsayfasi
.gulcinhobby
.nazardeymesin07
.papatyam78
.muazzezv
.ekolmany
.arzumhobi
.naliya
.arzumhobii
.temmuz74
.nurmutfakta
.baharlikveyazlikorguler
.hercai58
.gulgununmutfagi
.redbutterfly
.dantel83
.jojo06a5




10/5/2009 - ANKARA SİNCAN HARİKALAR DİYARINDA EMELHOBİ

Dsci0144q

Dsci0143q

Dsci0142q

Dsci0141q

Dsci0140q

Dsci0139q

Dsci0138q

Birgün Kırmızı Başlıklı Kız hasta olan büyükannesini ziyarete gitmiş. Giderken yolda bir kurda rastlamış.Kurt çok açmış.Kurt Kırmızı Başlıklı Kız'a:
_Nereye gidiyorsun böyle demiş.Kırmızı Başlıklı Kız:
_Hasta olan büyükanneme yemek götürüyorum demiş.Kurt bunu duyunca Kırmızı Başlıklı Kızdan önce eve gidip büyükannenin kıyafetlerini giyip büyükanneyi dışarı atmış.Daha sonra Kırmızı Başlıklı Kız eve gelmiş.Sana yemek getirdim demiş. Kırmızı Başlıklı Kız:
_Büyükanne neden senin gözlerin bu kadar büyük ?Büyükanne:(yani kurt)
_Seni daha iyi görebilmek için demiş.Kırmızı Başlıklı Kız:

_Peki dişlerin neden büyük?Büyükanne:(yani kurt)
senidaha iyi yiyebilmek için,demiş. Kırmızı Başlıklı Kız bunu duyunca:
_Kaçmaya başlamış.Köylüler bunu görünce hemen Kırmızı Başlıklı Kız'ı kurtarmışlar.Daha sonra büyükanneyi bulmuşlar,kurdu buradan kovmuşlar.Daha sonra Kırmızı Başlıklı Kız ile büyükanne mutlu mutlu yaşamışlar.



Dsci0137q

Dsci0136q

Dsci0135q

Dsci0134q

Dsci0133q

Dsci0132q

Dsci0131q

Dsci0130q

Dsci0129q

Dsci0126q

DİLE BENDEN NE DİLERSEN...

Dsci0125q

Dsci0124q

Dsci0123q

Dsci0122q

Dsci0121q

Dsci0120q

Dsci0119q

Dsci0118q

AHH BENİM KEL OĞLUM KELEŞ OĞLUM...

Dsci0117q

Dsci0116q

Dsci0115q

Dsci0114q

BİR KEDİ GÖRDÜM GALİBA !!!

Dsci0113q

EVEEETTT BİR KEDİ GÖRDÜM...

Dsci0112q

Dsci0111q

Dsci0110q

Dsci0109q

Dsci0107q

Hoca Akşehir gölünün kıyısına gitti. Yanında getirdiği bir çanaktan göle kaşık kaşık yoğurt mayası döküp karıştırıyordu. Oradan geçen biri ne yaptığını sordu. Hoca "Gölü mayalıyorum" dedi. "Aman Hoca, sen şaşırdın mı? Göl maya tutar mı hiç?" Hoca "Tutmaz bilirim, ama ya birde tutarsa......Düşün oğul, ya tutarsa" diye cevapladı adamı.

Dsci0105q

Dsci0104q

Dsci0103q

Dsci0102q

Dsci0101q

Dsci0100q

Dsci0099q

Dsci0098q

Dsci0097q

Dsci0096q

Dsci0095q

Dsci0094q

Dsci0093q

Dsci0092q

Dsci0091q

Dsci0090q

Dsci0088q

Dsci0086q

YABA DABA DUUUU...

Dsci0085q

Dsci0084q

Dsci0083q

Dsci0081q

Dsci0080q

Dsci0079q

Dsci0077q

Dsci0076q

Dsci0075q

Dsci0074q

Dsci0073q

Dsci0072q

Dsci0071q

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




10/5/2009 - ANKARA ANITKABİRDE UFAK BİR GEZİ VE ANILAR

Dsci0037q

ANITKABİR ASLANLI YOLUN BAŞLANGICI

Dsci0038q

ANITKABİR ASLANLI YOLUN BAŞLANGICI

Dsci0039q

ASLANLI YOLDAKİ ASLAN HEYKELİ

Dsci0040q

ATAMIZIN HUZURUNA ÇIKMAK İÇİN HIZLI ADIMLARLA YÜRÜYEN ZİYARETCİLER

Dsci0041q

VE ASLANLI YOLDA BEN

Dsci0043q

ANITKABİR

Dsci0044q

ANITKABİRDE MÜZELER BÖLÜMÜ

Dsci0045q

ANITKABİR MÜZELER BÖLÜMÜ

Dsci0046q



Dsci0049q

HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

Dsci0050q

ATAM SEN RAHAT UYU BİZLER BU VATANI KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Dsci0051q

ATAMIZI BEKLEYEN VATANİ GÖREVİNİ YAPAN ASKERLERİMİZ

Dsci0052q 


Dsci0053q 
 
ESKİŞEHİRDEN TUR İLE GELEN YENİKENT İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİLERİ

Dsci0054q



 Dsci0055q


 Dsci0056q

ÖĞRENCİLER ASKER ABİLERİYLE FOTOGRAF ÇEKTİRME YARIŞINA GİRİNCE

 Dsci0059q


 Dsci0061q

AY YILDIZLI TÜRKİYE HARİTASI

 Dsci0062q


 Dsci0063q

BU VATANIN BİR EVLADI OLARAK BEN

 Dsci0068q

VATANİ HİZMETİNİ ANITKABİRDE YAPAN ASKER

 Dsci0070q

GELECEKTE ASKER ABİSİ GİBİ ASKER OLACAK MÜCAHİT'İN TEŞEKKÜR EDİŞİ.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




10/5/2009 - ANKARA HAYVANAT BAHÇESİNDE YAPTIĞIM KÜÇÜK BİR GEZİDEN KARELER

Dsci0031q

Dsci0032q

TAVUS KUŞUNUN GÜZELLİĞİ

Dsci0033q
BU DA BEYAZ TAVUS KUŞU

Dsci0034q

İŞTE BEYAZ TAVUS KUŞU

Dsci0036q

VE KAPLANLAR

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




23/2/2009 - ESKİŞEHİR VE SEYAHATİMDEN RESİMLER

HAKKINDA
Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan aynı adlı ilin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir. 2000 yılında yapılan genel nüfus sayımlarına il merkezinin toplam nüfusu 557.028'dir.
Met helvası, çiğ böreği (kırım tatar mutfağından) ve lületaşı ile meşhurdur. Türkiye'de yalnız Eskişehir'de çıkarıldığı için Eskişehir taşı olarak da geçer. Sadece Eskişehir ve Sivrihisar dolylarında yetişen çoban köpeği olan Akbaş köpeği ile de meşhurdur.
İl merkezi kuzeyinde Mihalgazi, Sarıcakaya ve Ankara il, doğusunda Alpu, güneyinde Mahmudiye, Seyitgazi ve Afyon il, batısında ise İnönü ve Kütahya il sınırları ile çevrilidir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 1. Hava Üssü ve 1. Hava İkmal ve Bakım Merkez Komutanlığı da Eskişehir'de bulunmaktadır.

Tarihi
Hititler, M.Ö. 14. yüzyılda Eskişehir merkezli büyük bir devlet kurmuşlardır. M.Ö. 12. yüzyılda Frigya Kralı, 600 yıl süren hükümdarlığını ilan etmiştir. Çeşitli kazılarda ele geçen buluntular yöre tarihinin Katolik Çağ'a uzandığını gösterir. Bilinen en eski yerleşme il merkezinin kuzey batısındaki Demircihöyük'tür. Buluntular Demircihöyük'ün Katolik Çağ'da Balkan ve Anadolu kültürlerinin kesiştiği bir noktada bulunduğunu ortaya koymaktadır. Midas Kenti kazılarında ele geçirilen buluntular ise İlk Tunç Çağı'na tarihlenmektedir. Hititlerin pek etkili olamadığı bölgede M.Ö. 7. yüzyılda Kimmer ve İskit saldırıları sonucu yıkıldı. Lidya Krallığı'nın ardından sırasıyla Pers, Makedonya, ve Selevkos yönetiminde kalan yöre M.Ö. 3. yüzyıl sonunda Galatların yönetine girdi. M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Krallığı'nın (Pergamon) kısa süreli egemenliğinden sonra, Galatlar Roma desteğiyle yörede yeniden devlet kurdu. Bunu Roma ve Bizans egemenliği izledi. M.S. 8. yüzyılda yöreyi ele geçiren ve Dorylaion'a Duruliya, Düriliya ya da Druliya adını veren Arapların yönetimi uzun sürmedi. Yeniden Bizans egemeliğine giren Dorylaion 1074'te Selçuklular'ın eline geçti.
Eskişehir'de yer alan antik kentler şunlardır:Pessinus (Ballıhisar), Midas (Yazılıkaya), Dorylaion (Şarhöyük, Eskişehir), Han'daki Antik Harabeler, Justinianapolis (Sivrihisar), Nacolea (Seyitgazi) Eoudoxias

Coğrafya
Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatısında yer almaktadır. Kuzeyinde Karadeniz, kuzeybatısında Marmara, batı ve güneybatısında Ege Bölgesi ile komşudur. Eskişehir'in ilçelerinden Seyitgazi'nin küçük bir bölümü Ege Bölgesi'nin, Mihalgazi ve Sarıcakaya İlçelerinin tümü ile Merkez ve Mihalıççık ilçelerinin bir bölümü Karadeniz Bölgesi'nin etkisindedir. Ancak Eskişehir, coğrafi karakterini genellikle İç Anadolu Bölgesi'nden alır.
İl toprakları Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı'nın suladığı geniş düzlüklerle bunları çevreleyen dağlardan oluşur. İlin Karadeniz Bölgesi'ne taşan kuzey kesimi, doğu-batı doğrultusunda uzanan Sündiken Dağları'yla kaplıdır. Doğuda Sakarya Vadisine kadar sokulan Sündiken Dağları, Sündiken Doruğunda 1,770 m.'ye yükselir.
Eskişehir'den geçen iki önemli akarsudan ilki Sakarya Nehri ikincisi ise Porsuk Çayı'dır. Bu akarsuların il sınırları içerisinde kalan arazisinde 2 adet baraj bulunmaktadır. Porsuk Çayı üzerinde Porsuk Barajı, Sakarya Nehri üzerinde ise Gökçekaya Barajı bulunmaktadır.

Yeraltı zenginlikleri
Şehirde çıkarılan madenler bor, perlit, lületaşı, manyezit, kalsedon, krom, toryum ve torittir. Eskişehir zengin bor yataklarına da sahiptir. Lületaşı, Türkiye’de Orta Anadolu’da yalnız Eskişehir’de bulunan değerli bir taştır. Beyaz altın, Deniz köpüğü ve Eskişehir taşı gibi adlandırmalar lületaşının değerini, rengini, çıkış merkezini ve ağırlıkla kullanıldığı yerleri anlamlı bir biçimde ortaya koymaktadır.
Lületaşı, magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin muhtelif derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde , hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucunda oluşmuş kayaçtır.
Lületaşı ve benzer minerallere ; Yunanistan'daki bazı adalar , Moravya , Fransa , İspanya ve Fas ve ABD'de de rastlanmaktadır. Ticari olarak işlenebilir Lületaşı yataklarının nerede ise tamamı yurdumuzda Eskişehir'de bulunur.
Eskişehir ilinin batısında, kuzeydoğusunda ve güneydoğusunda bulunan, sahalarda, yüzeyle 300 metreyi aşan derinlikler arasında, içinde dağınık yumrular hâlinde lületaşı bulunan başkalaşım katmanlarına rastlanır.

İklim
İlin iklimi İç Anadolu tipi Karasal iklim'dir. Bitki örtüsü İç Anadolu Bölgesi'nin tipik bitkisel örtüsü olan bozkırdır. Yağışlar (dağlık kesimler hariç) azdır. Sıcaklık rejimi karasal niteliktedir. Örneğin 800 m yükseklikte kurulmuş olan Eskişehir il merkezinde en sıcak ve en soğuk ayların ortalamaları 21,5°C ve -0,8°C(temmuz ve ocak), kaydedilen maksimum ve minimum değerler ise 39,1°C ve -26,3°C'dir.Yıllık yağış ortalaması 373,6 mm'dir.



Resimlerim (52)




Resimlerim (51)
LÜLETAŞINDAN YAPILMIŞ AĞIZLIK.



Resimlerim (50)



Resimlerim (49)



Resimlerim (48)
LÜLETAŞINDAN YAPILMIŞ AĞIZLIK.


Resimlerim (47)
LÜLETAŞINDAN YAPILMIŞ AĞIZLIK.



Resimlerim (46)
TEPEBAŞI BELEDİYE BİNASI UZAKTAN GÖRÜNÜŞÜ.



Resimlerim (45)
ESKİŞEHİRDE HEMEN HEMEN HER YER HEYKELLERLE SÜSLENMİŞ. İŞTE SİZLER İÇİN BİR KAÇ TANESİ. BU ARADA BEN TIRMANDIM AMA SİZ ÇIKMAYIN ARKASI ÇOK YÜKSEK VE PORSUK ÇAYI VAR.



Resimlerim (44)



Resimlerim (43)



Resimlerim (42)
ALLAH RIZASI İÇİN PORSUK ÇAYINI KİRLETMEYİN YAZILI HEYKEL.



Resimlerim (41)

PORSUK ÇAYI ÜZERİNDEKİ KÖPRÜLERDEN BİR TANESİ.



Resimlerim (40)



Resimlerim (39)

SOHBET TATLI ŞEYDİR.



Resimlerim (37)
BU HEYKELDE BİR KOT MAĞAZASINA AİT.


Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




13/11/2008 - SÜMELA MANASTRI TRABZON

ÜNİVERSİTE YILLARIMDA SÜMELA MANASTRI ORMANINA ARAŞTIMA İÇİN GİTTİĞİMİZDE MUTLAKA MANASTRI ZİYARET EDİP BU BÜYÜLEYİCİ TARİHİ ESERİ YAKIN GÖRMÜŞÜMDÜR. TRABZONA YOLUNUZ DÜŞERSE SÜMELA MANASTRINA MUTLUKA UĞRAYIN.

Sümela Manastırı Tarihçesi

Sümela Manastırı
, Trabzon ili, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alan Panagia (Meryem Ana) deresinin batı yamaçlarında Mela (Yunanca 'siyah') tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte yer alan bir Rum Manastır ve Kilise Kompleksi olup, tam adı Panagia Sumela veya Theotokos Sumela'dır.

Kilisenin M.S. 375-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu'da sıkça rastlanılan Kapadokya Kiliseleri tarzında yapılmış, hatta Trabzon'da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina'lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, Hz.İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır.

 

Meryem Ana adına kurulan manastırın "Sumela" adını "siyah" anlamına gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar'dan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir. Ünlü tarihçi J.P.Fallmerayer'in de (1790-1861) yılında buraya geldiğinde dikkatini çektiği gibi renginin koyu, hatta teşhis edilemeyecek derecede siyah oluşu bu adın esasının teşkil etmiş olması mümkündür. Gürcü resim sanatında, XII. yüzyılda sanat aleminde siyah Madonna ismi altında tanınan bir takım Meryem ikonlarının yapıldığı ve yayıldığı bilinir.

 

Buranın başlıca gelir kaynağı olan bir Meryem Ana resminin eksikliğine ve mucizeler yarattığına halkı inandırmak böylece onun değerini büyütmek için uydurulduğu kolayca sezilen rivayete göre, güya bu resim, İsa'nın havarilerinden Lukas tarafından yapılmış. Lukas'ın terekesinden Atina'ya geçmiş fakat Theodosius devrinde, 4. yüzyılda resim kendiliğinden buradan ayrılmak istemiş, bir gün melekler tarafından gökte uçurularak Trabzon dağlarındaki bu kovuğa getirilip bir taşın üzerine bırakılmıştır. Tam bu sıralarda Atina'dan Trabzon'a gelen Barnabas ve Sophronios adlarında iki keşiş de bu ücra dağın ıssız yamacında bu resmi bulmuşlar ve burada Anakaya Kilisesini inşa ettirmişlerdir. 6. yüzyılda imparator Justinianus'un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine generallerinden Belisarios tarafından tamir edildiği de söylenmektedir.

 

Yine başka bir efsaneye göre, büyük bir kasırga sırasında Meryem'in yardımı ile canını kurtaran III.Alesios burasını yeni bir tesis halinde inşa ettirmiş, zengin vakıflar bağışlamış bir Khrysobullos yeni bir ferman ile de bu vakıflarını sağlam esaslara bağlamıştır.

Manastırın 1650'ye kadar dış kapısı üzerinde görülebilen 1360 tarihli, beş mısralık bir manzum kitabede III. Alesios, bu tesisin kurucusu (ktetor), “Doğu ve Batı (=Iberia)'nın hakimi imparator” olarak gösterilmişti. Alesios 1361 yılındaki bir güneş tutulmasını burada karşılamıştır. Bu prensin sikkelerinde güneş resmi bu olayla ilgili kabul edilmektedir. 1365 tarihli "vakfiyesi" ile de manastırın bütün idari şartlarını, arazisini, gelirlerini düzene koyduktan başka, Trabzon'a gelecek bir tehlikeyi, bir Türk akınını önlemek üzere, buradaki keşişlerin daima uyanık bulunmalarını da bildirir.

 

Sümela Manastırı'nın kuruluşu bilimsel verilere göre 13. yüzyıla kadar inmektedir. Kısacası Trabzon Sümela Manastırı, Trabzon Kommenoslar olarak bilinen ve 1204 tarihinde Trabzon'da kurulan Kommenos Prensliği'nden III.Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır.

 

14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim'in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed'in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastıra sağlanan imtiyazlar, Trabzon ve Gümüşhane bölgesinin İslamlaşması sırasında özellikle Maçka ve kuzey Gümüşhane'de Hristiyan ve gizli Hristiyan köyleri ile çevrili bir alan yaratmıştır.

Sümela Manastırı'nın 18. yüzyılda birçok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19. yüzyılda büyük binaların ilave edilmesiyle manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir. Bu yazarlar arasında, Ghikas (1755), Stephan (1764), Hysilantes (1775), G.Palgrave (1826-1888) sayılabilirler.

 

18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hıristiyanların Yunanistan'a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terkedilmiştir.

Oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilen Sümela Manastırı, başlıca ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazma bölümlerinden oluşur.

 

Sümela Manastırı'nın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bir bölümü yıkılmıştır.

 

Dar ve uzun bir merdivenle Sümela Manastırı'nın ana girişine ulaşılır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmaktadır. Buradan bir merdivenle iç avluya inilir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır. Sümela Manastırı'nın kütüphanesinde evvelce kataloğu yapılan ve çoğunluğu 17-18. yüzyıllara ait çeşitli el yazmalarından 66 tanesi Ankara Müzesi'nde, içinde minyatürler olan ve Bizans eseri 1000 tanesi İstanbul'da Ayasofya Müzesi'ndedir. Ayrıca 150 kadar da taş baskı kitap vardır.

 

Sultan Selim'in hediye ettiği şamdanlar 1877'de çalınmıştır. Manastıra ait başka bir Meryem ikonası da Oxford'da özel bir koleksiyondadır. 1436 tarihli işlemeli gümüş madalyon ile 1438 tarihli işlemeli bir örtü de Atina'daki Benaki Müzesi'ndedir.

 

Yine sağda yamacın ön yüzünü kaplayan büyük balkonlu bölüm keşiş odaları ve misafir odaları olarak kullanılmıştır.

 

Sümela Manastırı'nın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları fresklerle donatılmıştır. Kaya kilisesinin içinde avluya bakan duvarda III. Alexios dönemine ait fresklerin varlığı tespit edilmiştir. Şapeldeki freskler ise 18. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir ve üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülmektedir.

 

Buradaki fresklerin 1710-1732 yıllarında yapıldıklarını bildiren yazılar tespit olunmuştur. Halbuki mağara kilisenin inde avluya komşu duvarda III. Alexios devrine ait freskler de tespit edilmiştir. Bugün bu portrelerden hiçbir iz kalmamıştır. Dışarıda kaya sathına işlenmiş ve bugün yalnız üst şeritleri kalabilmiş olan büyük bir mahşer sahnesinin dökülen sıvalarının altından başka sahnelerin gün ışığına çıktığı görülmektedir. Üzerinde bir ejder ile süvari iki aziz (Georgios ve Demetrios) tasvir edilmiş bulunan küçük bir şapelin duvarında tabakanın altında üç tabaka daha resim bulunduğu tespit edilmiştir.

 

Nitekim bir yerde en alt tabakada imparator kıyafetinde diademli bir figürün üstünde diademli başka bir figür bunun üstünde de matemorphosis, yan itabor adında İsa'nın görünüşünün değişmesi (suretinin değişmesi) sahnesi işlenmiş bulunmaktadır. Bu durum karşısında Sümela Manastırı'nın eski ve o nispette de değerli duvar resimleri, sıvaların tamamen dökülmediği yerlerde alt tabakalarda da mevcuttur.


Kutsal suyu toplayan şadırvanda sivri kemerleriyle Türk Mimarisi karakterindedir. Sümela Manastırı'nın yüz metre kadar kuzeyinde yine dağ yamacına oyulmuş erişilmez durumda ve içinde freskleri olan şapeller bulunmaktadır. Sümela Manastırı'nda 1998'den beri Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca yürütülen bir proje dahilinde zarar gören duvarlar temizlenip restore edilerek koruma altına alınmıştır.

Sümela Manastırı'nın ana bölümü üst çatıyla kaplanmış olup, Ana Kaya Kilisesi'ndeki freskler temizlenerek sağlamlaştırılmıştır.

 

Ve sonuç olarak ziyaretçilerin Sümela Manastırı'na daha rahat ve güvenli bir şekilde ulaşabilmeleri için patika yol doğal yapı bozulmadan genişletilerek yeniden düzenlenmiştir.

 

Sümela Manastırı'nın ana bölümü üst çatıyla kaplanmış olup, Ana Kaya Kilisesindeki freskler temizlenerek sağlamlaştırılmıştır.

 

Ve sonuç olarak ziyaretçilerin Sümela Manastırı'na daha rahat ve güvenli bir şekilde ulaşabilmeleri için patika yol doğal yapı bozulmadan genişletilerek yeniden düzenlenmiştir.

Sümela Manastırı Freskleri

 

- Asıl kilisenin absid kısmında, güney duvarında yukarıda Meryem'in doğuşu ve mabede sunuluşu, tebliğ, Hz. İsa'nın doğuşu, mabede sunuluşu ve hayatı, altta İncilden resimler.
- Güney kapısında Hz. Meryem'in ölümü ve havariler.
- Kilisenin doğuya bakan yukarı kısmında 2. sırada Genesis, Ademin yaratılışı, Havva'nın yaratılışı, Tanrı'ın tembihi, İsyan (Adem ile Havvanın yasak meyveyi yemeleri), Cennetten kovulma.
3. sırada: Yeniden dirilme, Thomas'ın şüphesi, Kabirde bir melek, Nikaia konsülü.
- Absid kısmının dışında, yukarıda Mikail, Cebrail bulunmaktadır.

Sümela Manastırı Ulaşım
Trabzon'a 47 kilometre, Maçka'ya 17 kilometre uzaklıkta Altındere Milli Parkı içinde bulunan Sümela Manastırı, yaz aylarında turizm acentaları tarafından günü birlik turlar düzenlenmektedir.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı




DİĞER

ARKADAŞLARIMIN BANNERLERİ


NURAYLA
asimelek58
msssevgi
msssevgi
Image and video hosting by TinyPic



arzumhobii
alpinch
nadidelieserler

GÜZELLİKLER PAYLAŞMAK ÜZERE
Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us
hulela
hulelayemek
http://hulela
Funda2008
Funda2008
yagmurumunelleri

Image Hosted by ImageShack.us

muazzezv

Image Hosted by ImageShack.us





gülgününmutfagi




tugbahobi

asklavarolanhersey
sade77





aytencee



sednay
sednay

annevemelek
mavilimutfak
selmacaorguler
ismail06yk

Patylorcreations Bougie Patylor
Patylorcreation Lampechinoise Patylorö


KUR'AN-I KERİM

SESLİ KUR'AN-I KERİM

DİNLEMEDEN ÖNCE MÜZİĞİ KAPATINIZ